OUR SOCIAL MEDIA

FOLLOW US

article/152c6f0b1c2d83.jpg

İpekyolu UÖD "İslam Coğrafyası Günleri" adıyla düzenlemiş olduğu programın 2. sini "Bosna Hersek" idi.


"İslam Coğrafyası Günleri" adıyla düzenlemekte olduğumuz seminerlerimizin 2.sini İlahiyat Fakültesi Doktora Öğrencisi Bosna
Hersek'li Merzuk GRABUS'UN sunumu ile gerçekleştirdik. 


Merzuk GRABUS, öncelikle Bosna Hersek'in tarihi sürecinden bahsederek, Begomil Mezhebine müntesip olan Boşnakların, Osmanlı'nın fethi öncesinde İslamiyete giriş yapmaya başladıklarını ifade etti. Haddi zatında; Begomil Mezhebinin her ne kadar Hristiyan bir mezhep olmasına karşılık, vaftiz ve teslis inancını reddederek, Protestanlık ve Katolik Mezhebinden ayrıldığını söyledi.

Boşnakların tarihleri boyunca tam 11 kere soykırıma maruz kaldıklarını ifade eden Grabus, bunun en son yansımasının ise 1992-1996 yıllarında gerçekleşen ve 250.000 kişinin şehadeti ile sonuçlanan savaş olduğunu söyledi.

Boşnak Müslümanların, Osmanlı'nın hakimiyetinin sona ermesinden sonra bile hilafet düşüncesini terk etmediklerini, TİTO Yugoslavyası'nda bile hassasiyetlerini muhafaza ettiklerini; lakin netice itibari ile komünist rejimin geride ağır bir travma bıraktığını ifade eden GRABUS, konuşmasının son bölümünü Alija İzzetbegoviç'e ayırdı.

Aliya’nın ağır bedeller ödemesine rağmen mücadele azminden hiçbir şey kaybetmediğini söyleyen Grabus, O’nun Bosna’ya bıraktığı mirasın çok büyük olduğunu ifade etti.

Merzuk Garbus, Boşnaklar için medreselerin hayati öneme sahip olduğunu, lakin TİTO Döneminde bir çok medresenin kapatıldığını, yalnızca Gazi Hüsrev Bey Medresesinin kurulduğu günden bu yana aralıksız hizmet verebildiğini ifade etti.  

event-news-white

News from our associations